ÖZ
Amaç
Ekinokokkoz, Echinococcus türlerine ait sestodların yol açtığı bir zoonotik enfeksiyondur. En yaygın görülen form olan kistik ekinokokkoz, Echinococcus granulosus sensu lato tür kompleksi tarafından oluşturulan, kronik seyirli ilerleyen bir paraziter hastalıktır. Çalışmamızın amacı hastanemizdeki kistik ekinokokkoz sıklığını belirlemek, elde edilen veriler doğrultusunda hastalığın bölgesel epidemiyolojik özelliklerini ortaya koymaktır.
Yöntemler
Çalışmada, 01.07.2018 ve 01.07.2025 tarihleri arasında kistik ekinokokkoz şüphesiyle çeşitli servis ve polikliniklerden tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarına gönderilen 526 serum örneği incelendi. Ticari bir ELI.H.A Echinococcus (ELITech Microbio, Fransa) kiti kullanıldı. Hastaların klinik tanısı, cinsiyet, yaş, örneğin gönderildiği bölüm ve demografik özellikleri retrospektif olarak değerlendirildi.
Bulgular
Çalışmada değerlendirilen 526 hastanın 302’si kadın (%57,4) olarak belirlenmiştir. Toplam 526 başvurunun %60,5’i genel cerrahi polikliniğindendir.IHA testi ile 526 hastanın %21,5’inde seropozitiflik saptanmıştır. Titrelere göre dağılım incelendiğinde, serum örneklerinde saptanan antikor düzeyleri 1/80 titrede %6,8 (n=36), 1/160 titrede %6,1 (n=32), 1/320 titrede %4 (n=21), 1/640 titrede %4,9 (n=26), 1/1280 titrede %3,8 (n=20), 1/2560 titrede %2,8 (n=15) ve 1/5120 titrede %5,9 (n=31) bulunmuştur. Kistik ekinokokkoz için klinik verilerine ulaşılabilen 90 hasta arasında en sık tutulan organ karaciğer (%95,5) olarak saptanmıştır. Kist boyutu ölçümleri mevcut olan 76 hastada ise kistlerin çoğunluğunun 51-100 mm (%48,6) arasında olduğu belirlenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü-IWGE sınıflamasına göre en sık görülen evre CE3b (%23,6) olmuştur.
Sonuç
Elde edilen veriler Balıkesir’de kistik ekinokokkozun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle, bu veriler ışığında hastalığın tanı ve takibine yönelik sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve koruyucu önlemlere daha fazla önem verilmesi gerekmektedir.


